İçeriğe geç

İmandan sonra ikinci esas ilimdir. Her ne kadar günümüzde iman ile ilim birbirine zıt gibi gösterilse de, esasen bunlar, bir vâhidin iki yüzü gibi birbirine bağlıdır. Çünkü insan, hakikat aşkına imanla kapı aralamıştır. Hakikat aşkı ise, insanda bir araştırma aşkı; araştırma aşkı da ilim aşkı meydana getirir. Bu yüzden ilim, aşk derecesinde sevilmelidir. Bunu yaparken de hakikat aşkı gözden ırak tutulmamalıdır. Çünkü hakikat aşkı insanlığa hizmet demektir. Bana göre maddî-mânevî hemen her problem, bu iki hususla irtibatlandırılarak çok rahatlıkla çözülebilir.

Diğer taraftan bu esaslara bir de sorumluluk aşkını eklemek mümkündür. Maddî-mânevî herhangi bir çıkar mülâhazasına girmeksizin sadece vazife ve sorumluluk hissi ile vatan, millet ve din uğrunda bir kısım yüklerin altına girmek ve gençliğe böyle bir mesuliyet duygusu kazandırmak, hakikaten bu çarpıklığın sona erdirilmesi adına önemli bir unsurdur. Bizler böyle bir sorumluluk ruhuyla hareket ettiğimiz zaman, idbarımız ikbale dönecektir.

Netice olarak, Allah rızasına giden yolu bir şehrah hâline getirme gayretindeki fikir işçileri, kat’iyen ikbal ve istikbal sevdasına kapılmamalıdırlar ki, milletçe özlediğimiz yarınlara yürüyebilelim… Evet, yok olalım ki, yoklukta varlık tecellîlerine mazhar olabilelim. İşte bu, soruda bahsedilen, değerler hercümerç olmuş bir toplumda, ideallerini realize eden insanların varlığının en büyük göstergesidir.

3