İçeriğe geç

Bunu nasıl gerçekleştireceğiz? Başta iradî hatalar yapmamak suretiyle. Bu sayede ne biz fiyasko yaşar ve günaha gireriz, ne başkaları bizim yüzümüzden zarar görür, ne de uzakta bulunan dost ve taraftarlar suizan ederek günah işlemiş olurlar. Üstad Hazretleri bu konuda çok hassastır. O, Molla Seyyid Tâhâ ve Hacı İlyas Efendi ile birlikte kayıkla Haliç’ten geçerken, başını kaldırıp kadınlara bakmaz. Onlar sebebini sorunca, Üstad “İlmin izzetini koruyorum.” diye cevap verir. Çünkü bir insan kendisine ait olmayan bir şeye bakmaz. Hele hele Üstad gibi birinin kendisine gönül bağlamış, itimat etmiş, hoca diye kabullenmiş insanların hüsnüzanlarını yıkmaya hakkı yoktur. Zira aksi bir durum, kendi cephesinde sarsıntı meydana getirirken, hasmane tavırlar içinde bulunanları da sevindirir ve güldürür.

Netice itibarıyla; dua öncesi maddî planda kevnî şartlar içerisinde üzerimize düşen her şeyi yapmalıyız. Ardından da dua dua Rabbimize yalvarmalıyız.. ve unutmamalıyız ki duanın kabul yönü çok önemlidir. Zira o, hâlis bir ubûdiyet ifade eder. Hele bazı dualar vardır ki, esbabın sukut ettiği yerlerde sadece o geçerlidir. Yunus b. Mettâ’nın لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ1 duası gibi…

3