İçeriğe geç

Burada bir hususu daha açıklamakta fayda mülâhaza ediyorum. Bazıları bu düşünce karşısında “Biz tv’lerde seyrediyoruz. Dünyanın değişik yerlerindeki bu insanlar hep “Müslümanlık” diyorlar. Buna bir şey demek elimizden gelmez; ancak İslâm’da o görünümden daha önemli hususlar vardır. Meselâ namaz.. evet, eğer bir insan namaz kılmıyorsa, teferruata ait meselelerin ifası onun yanında çok önemsiz kalır. Rica ederim nice fer’î meseleler var ki Hicretten sonra teşri kılınmıştır. Hâlbuki o döneme kadar da Müslümanlar hep namaz kılmışlar, oruç tutmuşlar, hatta bu önemli ibadeti kadınlar başları açık olarak yerine getirmişler. Neden sonra tesettürle alâkalı emirler gelmiştir. Faiz de öyle; faiz Veda Haccı esnasında kesinlikle haram kılınan mükellefiyetlerdendir. Ama namaza gelince, o, bazı rivayetlere göre -şekli şimdiki gibi olmayabilir- farz kılınmazdan önce de vardı. O günlerde Hz. İbrahim’in bakiye-i dini ile amel ediliyor ve ona göre namaz kılınıyordu. Çünkü namaz beşer tabiatında var olan Yüce Yaratıcı’ya karşı itaati, inkıyadı ifade etmektedir.

Aslında aynı hususlar bizler için de geçerlidir. İçimizdeki beyinsizler yüzünden, âyetin ifade buyurduğu tehdit, bize de bir şeyler ifade etmektedir. Daha doğrusu etmelidir. İslâmî hakikatlere daha önceden uyanmış insanlar, çevrelerindeki bu kabîl insanlara, daha musibet gelmeden önce, tebliğ ve irşad adına gitmeli ve onların da bu hakikatlere uyanmalarını sağlamalıdırlar. Unutmayalım ki, Kur’ân bir başka âyetinde şöyle der: “Öyle bir fitneden korkun ki, geldiğinde içinizden sadece mücrimlere isabet etmez.”2 Yani hepinizi kırar geçirir.

3