İçeriğe geç

Bu konuda sahabeden Sa’d b. Muaz’ın Allah yolunda savaşırken yaralandığı zaman söylediği ifadeler çok önemlidir: “Allahım! Habîb-i Edib’inin önünde mücadeleme devam edeceksem, hayatımı uzat da mücadele edeyim. Yok, eğer mücadele kapısı kapandıysa, benim yaşamamın da bir mânâsı yoktur. Emanetini alabilirsin.”5 Bu sözler aynı zamanda ele aldığımız konuda mü’minin düşüncesini ve felsefesini de ifade etmektedir. Öyleyse, hayatın gayesi ve fıtratın neticesi, bu mücadelenin devam ve temadisidir. Mücadele devam etmiyorsa, bizim varlığımızın da hiçbir mânâsı yok demektir.

Netice itibarıyla içtimaî hayatla çok münasebet içinde bulunan inananlar, sık sık kendilerini kontrol etmelidirler. Aslında servet sahibi olmak, Allah yolunda olduğu takdirde güzel bir şeydir. Netice itibarıyla dünyalığa taalluk eden işlerin fizibilitesi Allah yolunda ise, o takdirde bu işler mukaddes bir ibadet hükmüne geçer. Fakat onlar, bizi bağlayıp Allah’tan alıkoyuyorsa, bunun da çaresine bakılmalıdır. Şu dünyadan nasıl olursa olsun mutlaka yaşanıp ahirete göçülecektir. Önemli olan bu dünyada iken Rabbimiz’in bizi hizmetten dûr etmemesini istemektir. Evet, dünya ve ahiret muvazenesini –inşâallah– kendimizin ve başkalarının bizi kontrol etmesiyle ve sık sık yenilenme yollarını kullanmakla temin edebiliriz.

6