Bir suç işlenmişti; bir suç ortağı daha vardı. O da zuhur edecekti.. Bunu kimse bilmiyordu. Çok kısa bir zaman sonra Gâmid’den bir kadın geldi. Mâiz’in dediği gibi diyor, Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna alın lekesiyle gitmek istemediğini söylüyordu. Efendimiz onu da savmak isteyince, “Mâiz’i başından savdığın gibi beni de savmak mı istiyorsun?” dedi. Allah Resûlü onun da temizlenmeye kararlı olduğunu anlamıştı. Fakat karnındaki çocuğun aynı cezaya tabi tutulması gerekmiyordu. Bu yüzden Allah Resûlü çocuğu doğurması için ona müsaade etti. Bir süre sonra kadın elinde çocuğuyla tekrar çıkageldi. Bu defa da Efendiler Serveri çocuğun henüz anasına ihtiyacı olduğunu beyan ederek biraz büyüttükten sonra gelmesini söyledi. Kadın gitti, çocuğunu yemek yemeye alıştırdı, hatta bazı zayıf rivayetlere göre ağzına bir şey koydu ve yemek yer olduğunu göstermek için Efendimiz’in huzuruna öylece geldi. Az sonra da hiç tereddüt etmeden, seve seve recme gitti. Birisi uygun olmayan bir laf edince Efendimiz o şahsı da davranışından dolayı itap etti.8
Aynı minvâl üzere bir başka misal de Hz. Ömer döneminden:
Dipnotlar
- 8 Bkz.: Müslim, hudûd 23.