İçeriğe geç

Yine Asr-ı Saadet içinde, bir sahabi, bir gün nefsine mağlup olarak sokaktan geçen bir kadına dokunuyor, kendi ifadesiyle onu öpüyor. Fakat daha sonra vicdanî murakabe ve muhasebesi ağır basıyor, yaptığına bin pişmanlık içinde kendini Nebiler Serveri’nin otağına atıyor.5 Aslında bu sahabi, sadece Allah, o kadın ve kendisinin bildiği bu davranışını gizleyebilir, hiç kimseye söylemeyebilirdi. Onun bu civanmertliğine Kur’ân şöyle mukabelede bulundu: وَأَقِمِ الصَّلَاةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ اللَّيْلِ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ ذٰلِكَ ذِكْرٰى لِلذَّاكِرِينَ“Gündüzün iki ucunda gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler, kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.”6 Burada dikkati çeken husus, sahabinin, işlediği ve belki de kimsenin görmediği, görse de inkâr edebileceği bir günahı gelip Nebiler Serveri’ne bütün samimiyeti ve açık kalbliliği ile anlatabilmesidir.

5