İçeriğe geç

Bugün artık, akademik çalışmalara girilmesi kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bu çalışmaları sadece fen ve teknikle sınırlandırmak eksiklik olur. Hadis, fıkıh, tefsir, kelâm gibi İslâmî bütün ilim dalları da bu akademik çalışmalara dahil edilmelidir. Bunun için de, tekniğin en ileri seviyedeki imkânlarından mutlaka yararlanılmalı ve meselâ, konu hadis ise, rical kitapları bir daha gözden geçirilmeli, metin, metin kriterlerine göre kontrol edilmelidir. Zira ihtimal bazı şeyler gözden kaçmış olabilir. Nitekim kendilerinden sonra bazı âlimler onların gözünden kaçan ricalle alâkalı pek çok hususu tespit edip kitaplarına almışlardır. Bu konuda Darekutnî, Hâkim ve İmam Beyhâkî gibi zatlar hatırlanabilir. Böyle yapılması ne İmam Buhârî’nin ne de İmam Müslim’in büyüklüğüne zarar vermez. Fakat bugün bilgisayar ve kompüterlerle yapılacak tespitler zannederim geçmişteki tespitlerden daha sağlıklı olabilecektir.

Evet, mesele, sadece inananları Cennet’e yönlendirmek değildir. Cennet’e giderken dünyanın bütün kapılarını da Firdevslere açık hâle getirmektir ki, bence aslolan da budur. Bu da ilimle, irfanla ve arkada miras bırakılacak sağlam İslâmî anlayışla, hatta onu hayata hayat kılmakla ve onu herkesin hüsnükabul göstereceği bir imrendiricilik içinde takdim etmekle olacaktır. Bu ise ancak, bütün İslâmî meselelerin akademik seviyede ele alınmasıyla mümkündür. Avamca düşünce ve avamca görüşlerin bu vadide bir şey vaadedeceklerine ihtimal vermek ihtimallerin en zayıfıdır.

Kültürümüz, hakikî kültüre sahip insanlar tarafından diriltilip hayata geçirilecek ve yine onlar tarafından hayatiyeti devam ettirilecektir. Tabiî böyle bir misyonu yüklenecekleri yetiştirmek de yine bizlere düşmektedir.

7