Sohbetlerde İlk Hazırlık
Bu meseleyi birkaç açıdan ele alabiliriz:
1. Soruda bahsi geçen kutlu zatların sohbetlerinden istifade edebilmek için önce o şahsa güven ve itimadın tam olması gerekir. Aksi hâlde büyüklük psikozlarıyla, kibir, gurur ve çalım içinde ve herkese, her şeye tepeden bakarak sohbete katılmakla insan hiçbir şey elde edemez. Hatta “Vakit kaybı olacak ama ne yapayım, falanı kıramadım…” şeklindeki düşüncelerle iştirak edilen bir sohbetten insanın istifade etmesi mümkün değildir.
Evet, Kur’ân bu küllî hakikati anlatırken diyor ki: “Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri âyetlerimden uzaklaştıracağım.”1 Evet, yeryüzüne sağanak sağanak, Allah’ın varlığıyla, birliğiyle alâkalı âyetler akıverse, kibirlenen, böbürlenenlerin bunlardan istifade etmesine imkân yoktur. Bir yerde Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) de, “Kalbinde zerre kadar kibir olan kimse Cennet’e giremez.”2 buyurarak bu hakikate parmak basar. Evet, kibir ve gururla âlûde bir insanın, yani Allah’a ait “izar” ve “ridayı” kendine aitmiş gibi kullanan bir kişinin imana uyanması, imanî hakikatlerden istifade edebilmesi imkânsızdır. Zira Allah’a ait azamet ve kibriya gerçeği, asliyetinin gereği olarak, zıllıyet küstahlığını cezalandırır. Allah’ın cezalandırdığı birisi ise, imandan tam nasibini alamaz ve imanlıların yurdu Cennet’e giremez.
Dipnotlar
- 1 A’râf sûresi, 7/146.
- 2 Müslim, îmân 147; Tirmizi, birr 61.