İlâhî Lütufların Devamı Yolunda
Allah’ın üzerimize sağanak sağanak yağdırdığı rahmetini “tahdis-i nimet” olarak sık sık zikrediyoruz.. zikretmeliyiz de. Nasıl zikretmeyelim ki, bizler bir damla yağmura hasret kaldığımız günlerin, mâneviyat adına kurumuş, çatlamış çorak yerlerin ve bir çorak dönemin insanlarıyız. O günlerden Rabbim, bizlere inayet ve lütufta bulunup bugünlere eriştirdi. Ne var ki, Allah’ın inayet kerem ve lütfunun bizi kuşatması ayrı bir mesele, bunların temadisi de ayrı bir meseledir.
Kanaat-i âcizanemce bu nimetlerin devam ve temadisi adına yapacağımız ilk iş, mevcut hâlin geriye tek adım bile atılmaksızın, istikamet üzere korunmasıdır. Bir misal verecek olursak; radyoda kanal ayarlaması yaparken evvelâ aradığımız kanalı bulur, sonra da bulduğumuz kanalda sabit kalıp artık diğer kanallar üzerinde ibreyi gezdirmeyiz. Belki, kanal üzerinde ibreyi hafif sağa-sola oynatıp en net dalgayı yakalamaya çalışırız. Aynen bunun gibi, sebepler planında bu nimetlerin bize gelmesine vesile olan ızdırap, dua, aksiyon gibi özellikleri, onları muhafazanın yanında daha da ileri götürmeliyiz ki, üzerimizdeki lütuf ve ihsanların devamı adına ilk adımı atmış olalım.