Bi̇r Nebze De Şeytandan
1. “Şeytan” kelimesi hangi kökten gelir?
Şeytan, Allah’ın rahmetinden uzaklaşmış bir varlıktır. Şeytan kelimesi, iştikâk itibarıyla, Allah’tan, Allah’ın rahmetinden uzak oldu mânâsına شَطَنَ ’den, bir de; yandı, işi bitti, helâk oldu mânâsına شَاطَ يَشِيطُ olmak üzere iki kökten gelir. Her ikisi de şeytan için doğrudur. Zira o, Allah’ın rahmetinden kovulmuş ve yanmaya hak kazanmış bir varlıktır.
2. “Şeytan” kelimesi başkaları için de kullanılabilir mi?
“Şeytan” kelimesi taşıdığı mânâdan hareketle dinde her azgın ve taşkın şeye kullanılabilir. Nitekim Allah (celle celâluhu) “Böylece Biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar.”1 âyetinde şeytan tabirini, yaldızlı sözlerle insanları baştan çıkartan cinler ve insanlar için kullanıyor.
Seyyidina Hz. Ömer (radıyallâhu anh) serkeş bir ata bindirildiğinde “Beni bir şeytana bindirdiniz!”2 buyurarak serkeşlik yapan ata şeytan tabirini kullanmıştır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) de bir yerde köpeğe,3 bir yerde de serkeşlik yapan deveye şeytan demiştir.4
Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, ins, cin veya hayvan serkeşlik yapan, başkaldıran, isyan eden her şeye bir mânâda “şeytan” denebiliyor. Ama burada bahis konusu olan şeytan, insanların baş belâsı, Seyyidina Hz. Âdem’e (aleyhisselâm) secde etmeyip, Allah’a karşı başkaldırmakla küfür yoluna girmiş, insanoğlunun ebedî hasmı olan şeytandır.
3. Şeytan, niçin Allah’ın rahmetinden kovulmuştur?
Dipnotlar
- 1 Enfâl sûresi, 6/112.
- 2 Bkz.: İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye 7/59-60.
- 3 Müslim, salât 265; Tirmizî, salât 157; Ebû Dâvûd, salât 109.
- 4 Ebû Dâvûd, salât 25; İbn Mâce, mesâcid 12; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/86.