İçeriğe geç
11. Bölüm

Kültür Hayatımız Adına Beklenti̇ler

Soru: Günümüzde kültür hayatımızın bizden bekledikleri nelerdir?

Şu anda bizlere düşen en önemli vazife, bu milletin irfan hayatına hizmet etmektir. Şayet bu önemli işi aksatacak olursak her şeyi aksatmış oluruz. Bence en zararlı bir gericilik, yobazlık, mürtecilik varsa işte o da budur. Çünkü böyle bir duruma düşünce, ya çağın meselelerini hiç takip etmeme veya geriden takip etme söz konusudur. Oysaki Kur’ân’dan Sünnet’e, ondan da müçtehidlerin safiyane içtihadlarına ve günümüzde rehberlik adına ortaya konulan düsturlara kadar uzanan çizgide, asl’a sadakatla beraber, eğer inkılâpçı olamazsanız, gelişen hâdiselerle, Allah’ın lütfettiği ihsanları tanımada ve onlara motive olmada zorluk çeker, belki de hiç motive olamazsınız. İrşad edelim derken, bir kenara çekilir ve insanları karanlık dehlizlere davet ediyor gibi bir duruma düşer ve: “Gel hele, üç-beş arkadaş şurada menkıbe okuyalım!” der, onunla teselli olursunuz. Hâlbuki, şartlar değişmiş, çok şey başkalaşmıştır. Meselâ İslâm’a ait konular artık anfilerde, konferans salonlarında ele alınmaktadır. Ve yine şartların işaretçi okları size üniversiteleri, akademileri, araştırma merkezlerini göstermektedir.

Bugün, hem müsbet ilimler hem de dinî ilimler sahasında halledilmesi gereken dünya kadar mesele var. Muhakemat eseriyle çağa tenbihte bulunan ve istidatlı kafaları düşünmeye davet eden çağın düşünürü Bediüzzaman diyor ki: Bana göre İslâm milleti sekiz asırdan beri durgunluk yaşamaktadır.1 Demek ki, topyekün İslâm dünyasında, bu birkaç asırlık zaman zarfında çağın problemlerini kucaklayacak ilim adamı yetişmemiştir.

1