İçeriğe geç

olan Allah sorar. Rahmaniyet ve Rahimiyetiyle hazırladığı Cennet’ten mahrum kalan bu zatın bakışına bakar da sorar. “Sorun bakalım kuluma, niçin geriye baktı?” Melekler: “Niçin dönüp de hesap mahalline baktın?” deyince kul şöyle cevap verir: “Ben Rabbim hakkında böyle düşünmüyordum. Ben öyle düşünüyordum ki ne kadar günahla gelmiş olursam olayım, haydi seni affettim, desin beni Cennet’ine koysun…” Rahmet ihtizaza gelir. Allah ferman eder: “Kulumun yüzünü Cennet’e çevirin.” Biraz evvel ayakları birbirine dolanarak yürüyen kul, “Cennete sevk edilirler...” âyetiyle anlatılan zümre arasına girer ve Cennet’e sevk olunur.Rahmet-i ilahiyeden ümit edelim ki o kul biz olalım. O kadar cürmümüze rağmen Cenab-ı Hak bizi de bağışlasın, iyi insanlar içinde, salihler arasında bu bendelerini de Cennet’ine koysun. Müminin en mühim dayanağı, en kuvvetli nokta-i istinadı Cenab-ı Hakk’ın rahmetidir. Bu rahmetten zerre kadar ümidinizi kesmeyiniz. Cenab-ı Hakk’ın rahmetinden ancak kâfirler ümidini keser. Cürmünüze bakmadan gönlünüzü Allah’a verin. Cenab-ı Hakk’a çok itimat edin. Sizi mahşerin dehşetinden, Cehennem’in dehşetinden kurtaracağına itimad edin ve Cennet’e koyacağına sağlam bir imanla iman edin.Üçüncü nokta-i istinadınız tövbe olsun…Mevla’ya rücûunuz, O’na dönüşünüz olsun…Bin türlü günah işledikten sonra yeniden O’na dönme duygusu ve düşüncesi içinizden silinmesin. Yolun neresinde olursanız olunuz; günahlarınız hangi seviyeye varırsa varsın, isyanlar sizi nasıl esir alırsa alsın şunu biliniz ki; günahlarınız ve isyanlarınız O’nun gufran deryası içinde bir köpük parçasından ibarettir.

60