İçeriğe geç
20. Bölüm

19. Rıfk ve Müsamaha

19. Rıfk ve Müsamaha

ًۙيَآ اَيُّهَا النَّبِىُّ اِنَّآ اَرْسَ لْنَاكَ شَ اهِداً وَ مُبَشِّ راً وَ نَذ۪ يرا

۝ وَ دَاعِ ياً اِلَى اهللِ بِاِذْنِه۪ وَ سِ رَاجاً مُن۪يراً

“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzâb Sûresi, 33/45-46)Muhterem Müslümanlar!Mümin, imanıyla, ibadetiyle başkalarından ayrıldığı gibi davranışlarındaki ağırlık, vakar ve ciddiyetle de ayrılır. Müminin, nev’i şahsına mahsus bir havası, hüviyeti vardır. Müminin, kendine has keyfiyeti, orijinal duruşu her yerde kendini belli eder. Zira onun hayata bakışı farklıdır. Düşüncede başka, tasavvurda başka, davranışta başka, amelinde başkadır o… Bütün bu başkalıklarıyla onun, insanlardan başka bir hayatı, başka bir dünyası vardır. Ve asıl mesele de işte bu hüviyette, insanların içinde örnek olarak bulunmaktır. Fahr-i Kâinat Efendimiz bize bunu ders verir.

129