İçeriğe geç
24. Bölüm

23. Hakka Hürmet ve İstikamet

23. Hakka Hürmet ve İstikamet

َّاِنَّ الَّذ۪ ينَ قَالُوا رَبُّـنَا اهللُ ثُمَّ اسْ تَقَامُوا تَـتَـنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰئِكَةُٓ اَااَّل

تَخَافُوا وَ ااَلَ تَحْ زَنُوا وَ اَبْشِ رُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ى كُـنْـتُمْ تُوعَدُونَ

Şüphesiz ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip de sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) vaat edilmekte olan cennetle sevinin!’(Fussilet Sûresi, 41/30)Muhterem Müslümanlar!İlahî âlemlerden huzur ve emniyetin esip esip üzerlerine geldiği kimseler, inanıp istikamet içinde bulunan kimselerdir.

İnsanın imanının azameti nispetinde; onun istikameti, dürüstlüğü, hakperestliği, hakşinaslığı nispetinde dünyası huzurla dolu olur; âhirette de –inşallah– kendisini bekleyen bir huzur vardır. Burada istikamet üzere yaşamış, kendisine çekidüzen vermiş, Allah’ın istediği hâl ve şekli kazanmış bir insanı Allah cehenneme koyacak, ona azap edecek değildir. Âdet-i ilahî öteden beri hep o istikamette cereyan etmiştir ki mücrimler

154