İçeriğe geç
30. Bölüm

29. Konuşma ve Soru Sorma Âdâbı

29. Konuşma ve Soru Sorma Âdâbı

قَـدْ اَفْلَحَ الْمُؤْ مِنُونَۙ ۝ اَلَّذ۪ ينَ هُمْ ف۪ى صَ اَلَ تِهِمْ خَاشِ عُونَۙ ۝

وَ الَّذ۪ ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُ ونَۙ ۝ وَ الَّذ۪ ينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِ لُونَۙ

“Muhakkak ki müminler, mutluluk ve başarıya erdiler. Onlar namazlarında tam bir saygı ve tevazu içindedirler. Onlar boş şeylerden uzak dururlar. Onlar zekâtı ifa eder (kendilerini maddeten ve manen arındırırlar).” (Müminûn Sûresi, 23/1-4)Muhterem Müslümanlar!İnsan bir kere geldiği bu dünyada Cenab-ı Hakk’ın kendisine ihsan ettiği her şeyi, azamî tasarruf prensibi içinde en iyi şekilde nemalandırmak, ondan en çok semereyi almak, âhiret hesabına en verimli kılmak için gönderilmiş bir memurdur, bir görevlidir. Dünyayı akıllıca değerlendiren insanlar Rabbin vaat ettiği dünya saadetine mazhar oldukları gibi bilhassa âhiret saadetine de ulaşır, ebediyen mesut yaşarlar. Diğer bir deyişle, bir kere dünyaya gelen insan hiçbir davranışının boşa gitmeme-

196