İçeriğe geç
38. Bölüm

37. İmanda Sebat

37. İmanda Sebat

َاِنَّ الَّذ۪ ينَ قَالُوا رَبُّـنَا اهللُ ثُمَّ اسْ تَقَامُوا تَـتَـنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰئِكَةُٓ اَااَّلَّ تَخَافُوا وَ ااَلتَحْ زَنُوا وَ اَبْشِ رُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ى كُـنْـتُمْ تُوعَدُونَ

“Rabbimiz Allah’tır, deyip sonra da istikamet üzere, doğru yolda yürüyenler yok mu, işte onların yanına melekler inip: ‘Hiç endişe etmeyin, hiç üzülmeyin ve size vaat edilen cennetle sevinin!’ derler.” (Fussilet Sûresi, 41/30)Muhterem Müslümanlar!İmanın hakiki yüzü, onda sebat edildiği zaman görülür. İnsan, elbette meşakkatlere ve belalara maruz kalmadığı zaman da imanın gereği olarak iyi şeyler yapabilir. Hakiki Müslüman, ağır şartlar altında, bütün kapılar yüzüne kapandığı zaman da İslam’ı yaşamaya gayret eder. İşte o zaman Cenab-ı Hakk’ın methine, senasına ve rızasına mazhar olur.

İslam için katlanılması icab eden meşakkatlere katlananlar bizden evvel bir ümmetti; geldiler, geçtiler, kazandılar… Katlandıkları meşakkatlerle büyük kazançlar elde ederek gittiler. Biz de kendi devrimizi yaşıyoruz. Onların maruz kaldıklarının

250