41. Allah’a Teslimiyet ve Tevekkül
41. Allah’a Teslimiyet ve Tevekkül
ْ وَ مَن
طفَاتَّـقُوا اهللَ مَا اسْ تَطَعْتُمْ وَ اسْ مَعُوا وَ اَط۪ يعُوا وَ اَنْفِقُوا خَيْراً ااِلِ َنْـفُسِ كُمْ
يُوقَ شُ حَّ نَـفْسِ ه۪ فَاُوٓلٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
“Gücünüz yettiğince Allah’a karşı gelmekten, haramlara girmekten sakının, hakkı dinleyip itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak hayır yolunda mal harcayın. Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl felâha erenler işte onlardır.” (Tegâbun Sûresi, 64/16)Muhterem Müslümanlar!Cenab-ı Hakk’ın nazar-ı merhametini celbetmenin tek yolu O’nun kapısına hasr-ı nazar etmektir. Her şey O’nun inayetiyle, O’nun keremiyle, O’nun irşadıyla, O’nun ihsanıyla olur.
İnsan, O’nun dışında başkalarına başvurarak işlerini yapmaya çalışsa da iş neticede gider yine O’na dayanır. Bütün sebepler, kâinattaki bütün hâdiseler, hepsi bir noktada birleşir; Allah’ın kapısı noktasında birleşir. O’na dayanmadan hiçbir meseleyi izah etmeye imkân yoktur. O’na bağlamadan hiçbir meselenin altından kalkmaya da imkân yoktur.