İçeriğe geç
3. Bölüm

2. Hayra İştiyak

2. Hayra İştiyak

طوَ مَنْ يُهَاجِ رْ ف۪ى سَ ب۪يلِ اهللِ يَجِ دْ فِى ااْلْ َرْضِ مُرَاغَماً كَث۪يراً وَ سَ عَةً

وَ مَنْ يَخْ رُجْ مِنْ بَـيْـتِـه۪ مُهَاجِ راً اِلَى اهللِ وَ رَسُ ولِه۪ ثُمَّ يُـدْ رِكْهُ الْمَوْ تُ

وَ كَانَ اهللُ غَفُوراً رَح۪ يماً۟

فَـقَـدْ وَ قَعَ اَجْ رُهُ عَلَى اهللط

“Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek birçok uygun yer ve imkân bulacaktır. Kim Allah ve Resûlü uğrunda hicret ederek yurdundan çıkar da sonra ölüm onu yolda yakalarsa artık onun mükafatını vermek Allah’a aittir; Allah günahları affeder, engin rahmet sahibidir.” (Nisâ Sûresi, 4/100)Muhterem Müslümanlar!Hayır, başlıbaşına sevap olduğu gibi hayırlı bir işin yolunda olmak da ayrı bir hayır sayılır. Hayra vesile olmak da ayrı bir hayırdır. Diğer bir ifadeyle hayır yolunda atılan her bir adım, o hayrı yapmış gibi insanın defter-i hasenâtına kaydedilir. Kendini hayra adamış, hayırlı işler yapmaya vakfetmiş insanın yirmi dört saatinin yirmi dördü de onun defter-i hasenâtına doğrudan hasenât olarak geçer. Zira o, yatarken, kalkarken, yerken, içerken, gezerken, otururken büyük bir davaya, büyük bir hakikate gönül vermiştir. O, hayatını bu düşüncelere göre planladığı için Allah, onun hayatındaki karan-

18