Allah bizi ıslah ve hidayet eylesin. Bugün o keyfiyeti elde edebilmek için namazımızla niyazımızla işe başlamalıyız. Bütün kalbimizle Allah’a müteveccih olmalıyız. Hazreti Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) miraç yaptığı şu mübarek zaman diliminde, biz de O’nun gölgesi altında ruhen miraçlar yapmaya çalışmalıyız. O’nun miraçtan getirdiği hidayet etrafında toplanmalıyız. O nur ile nurlanmalıyız ve O’nun getirdiklerine bütün benliğimizle, bütün varlığımızla bağlı olmalıyız ki saadet yalnız ondadır.Allah’a ulaşmamız, Kur’ân’ın hidayetinden gerektiği gibi istifade etmemiz, O’nun nuruyla gerektiği gibi feyizlenmemiz, yalnız Hazreti Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) etrafında toplanmamıza bağlıdır. Şu parti bu partinin değil, şu meşrep bu meşrebin değil, şu topluluk bu topluluğun değil, şu kulüp bu kulübün değil, şu siyasi fikir bu siyasi fikrin değil, şu cereyan bu cereyanın değil doğrudan doğruya, miraçtan gelen Hazreti Muhammed’in getirdiği cereyana bağlı olmaya, O’nun teşkil ettiği cemaate tâbi olmaya bağlıdır. Allah bizi Hazreti Muhammed cemaatinden ayırmasın. Allah bizi Kur’ân cemaatinden ayırmasın. Allah bizi, imamı Hazreti Muhammed, cemaati da bütün peygamberler ve veliler olan Kudüs’teki o cemaatin arkasında saf tutmadan ayırmasın. Bizi onların arkasından ayrılma zilletinden muhafaza buyursun. Âmîn.
27 Ekim 1967, Kestanepazarı