İçeriğe geç

Onların da malı, mülkü, serveti vardı… Dünya onlar için de cazipti, onlar da mal biriktirir ve bununla övünüp caka satabilirdi… Fakat onlar, nazarlarını güzeller güzeline çevirmişlerdi. Dünyanın zinet ve debdebesine aldanmamışlardı. Şeytan onları saptırıp yoldan çıkaramamıştı. Çünkü onlar bir kere nazarlarını Allah’a tevcih etmiş, Allah’a dönmüş ve bir daha da sonuna kadar ebedî mihraplarından, Allah kapısından ayrılmamışlardı. İnsan için mümkün olan bu işi rahatlıkla yapmışlardı. Ve bize çizdikleri tatlı tablolarla, tatlı dersler vermişlerdi ibret alalım diye. Veyl o kimseye ki bunlardan ders almaz…Veyl o kimseye ki dünya bütün zinet ve debdebesiyle insanları aldatıp durduğu hâlde, kâfirin dünyası olarak onların karşısına çıktığı hâlde ona aldanır, onun arkasından gider, âhireti terk eder…Veyl o kimseye ki Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) tarif ve taliminden ibret almaz, ders almaz…Allah Teâlâ, o talim ve tariften, o tebliğden ders almaya bizleri muvaffak kılsın. Âmin.

12 Nisan 1974, Alemizade Sırönü Camii, Edremit

327