İçeriğe geç

başladı; “Acaba Resûl-i Ekrem beni kabul etmeyecek mi? Acaba bu mesele beni batırdı mı?” diye düşünüyordu.Biraz sonra vahyin Resûl-i Ekrem’e geldiği sıradaki ağırlık hissedildi. Vahiy indikten sonra Resûl-i Ekrem tebessüm etmekteydi. Şu âyeti tilavet etti:

َ اِنَّ الْحَسَ نَاتِ يُذْهِبْن

طوَ اَقِمِ الصَّ لٰوةَ طَرَفَىِ النَّهَارِ وَ زُلَفاً مِنَ الَّيْلِ

ذٰلِكَ ذِكْرٰ ى لِلذَّاكِر۪ ينَ ۚ

السَّ يِّــٔاَتِ ط

“Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Zira iyilikler kötülükleri siler, giderir. Bu, düşünüp ibret alanlara bir nasihattir.” (Hûd Sûresi, 11/114)Gündüzün iki tarafında ve bir parça da gece Allah’a ibadet edin, namazlarınızı kılın. Bu beş vakit namaz, sizin yaptığınız küçük günahlara kefarettir. Allah hasenatı, iyilikleri seyyiata, günahlara, kötülüklere kefaret yapar. İyiliklerinizle kötülüklerinizi yıkar ve kötülüklerinizi iyiliklere çevirir. Şer yapma ve günah işleme kabiliyetinizi hayır yapma kabiliyetine inkılap ettirir. Ebu’l-Yeser sevinçle, “Yâ Resûlallah, bu hüküm sadece bana mı aittir?” diye sordu. Allah Resûlü, “Ümmetimin hepsi bu hükümden istifade eder.” buyurdu ve devam etti: “Beş vakit namazı huzurla eda ediyorlarsa, gece ve gündüz namaz kılıyorlarsa, yanlarına uğrayan melekler onları sürekli benim huzurumda buluyorsa bu hükümden hepsi faydalanabilir.” Cenab-ı Hak bizi de o halkaya dâhil buyursun, ondan istifadeye muvaffak eylesin.Kendini bulmuş mümin, düştüğü yerden kalkmasını bilir.Kendini bulmuş, bilmiş mümin düştüğü yerde müracaat edeceği yeri bilir.Kendini bulmuş mümin, hayatta birliğe ulaşmış kimsedir, o dual yaşamaz, gecesi nasılsa gündüzü de öyledir onun.

262