İçeriğe geç

tilerinde daima bu tarz duru duygularla müteheyyiç olanlar...

İşte bunlar, millete kurtuluş vaat edebilirler. Bunlar, milletin elinden tutup onu içine düştüğü çukurdan çıkarabilirler. Millet de bunu böyle bilmeli, kendi kurtarıcısını böyle tanımalıdır. Bu millet, yakınlarına krediler çıkarıp fabrikalar açan insanları camide de görse onların samimiyetlerine inanmayacaktır. Muhterem Müslümanlar!Bin defa yıkılmış ve bin defa yarım yamalak tamir edilmiş bir millet olarak, o millet içinden çıkmış, yine bin defa kırık, bin defa dökük bir fert olarak, sizin namınıza size söylüyorum. Sizin namınıza bütün zamanlara sesleniyorum: Nefsimizi behemehâl kurtarmak istiyorsak, bu milletin beklediği şeyi vermek istiyorsak gönül kadar ceset, ceset kadar gönül; iç kadar dış, dış kadar içe sahip olmamız gerekmektedir. Bir Herkül kadar güce, bir Ömer kadar imana sahip bulunmamız lazımdır. Ebû Bekir gibi sıddıkiyete yükselmemiz lazımdır. Resûl-i Ekrem’in etrafında halkalanmamız lazımdır.Diyoruz ki, öyle yapanlar meseleye sahip çıksınlar. Öyle yapmak isteyenler içimizde bulunsunlar, öyle yapmak isteyenler Resûl-i Ekrem’in cemaatinin içinde bulunsunlar.Neye davet ediyoruz? Kime çağırıyoruz insanlığı? Neyin bayraktarlığını yapıyoruz? Elimizde bulunan, âfâk-ı âlemde gösterdiğimiz şey nedir?

İslam’dır, imandır, Kur’ân’dır. O, sahib-i Kur’ân, Hazreti Muhammed’dir (sallallâhu aleyhi ve sellem). Bunları gösteriyorsak onlar bir vadide, biz bir vadide olamayız! “Ümmetime öyle bir zaman gelecektir ki camileri lebaleb dolduracaklar ancak içlerinde tek bir mümin olmayacak.”56Zayıf dahi olsa bu hadis, insanı ürpertici mahiyettedir. Ara

240