Yangın bacayı sardı, mescide kadar ulaştı, sokaklarda çirkef akmaya başladı, fakat buna rağmen Sen bizi terk etmedin. Mescitlerimizde ve başımızda oldun ve bizden ayrılmadın. Bu ne sabır, bu ne tahammül, bu ne âlî ahlâktır ki bir an bile bize sahip çıkmadan dûr olmadın.Aziz Müslümanlar! Evvel ve âhir her şey yüce ahlâka bağlıdır. Evvel ve âhir her şey, Allah’ın bize yüklediği mükellefiyetler karşısında dayanmaya, sabretmeye, darılmamaya ve kırılmamaya bağlıdır. Yılgınlık göstermemeye, direnmeye, azme ve kararlılığa bağlıdır.Bir gün gelecek, şafak sökecek; bir gün gelecek güneş doğacak, ahlâksızlık hâk ile yeksan olacak, ağlayan gençliğin yüzü gülecek, ayrı bir dünya kurulacak. O dünyayı intizar ediyor ve şimdiden o dünyayı idrak etmiş gibi, o dünyanın burcu burcu kokularını duyuyor gibi oluyoruz.Cenab-ı Hak bu ümidimizde bizi hüsrana mahkûm etmesin. Sultan-ı zîşan olan Resûl-i Ekrem’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ruhaniyetini bir an bizden uzaklaştırmasın. Âmîn.
16 Mayıs 1980, Merkez Camii, Bornova-İzmir