İçeriğe geç

Mescid-i Aksa elden gitti diye beyhude yorulmayın ve boşuna üzülmeyin. Siz, bir tek şeye, cemaat olamayışımıza üzülün. Mescid-i Aksa’ya cemaat olamayışımıza üzülün. Onun elden gitmesine sebep olan ruh sefaletimize üzülün. Ruh perişaniyetimize üzülün. Bu mevzuda yapılacak tek şey, Ömer olmaya, Selahaddin olmaya çalışmaktır. Fetehahâ Omar ve harrarahâ Salahüddin. Biri fethetti; diğeri hürriyetine kavuşturdu. Boynunda tasması ve o muhteşem kubbesi üzerinde koskoca bir istifham: “Fe men lehâ el-ân” (Ona şimdi kim sahip çıkacak?) sualine cevap bekliyor. Sahabe ruhunda bir nesil, Selahaddin Eyyubî ruhunda bir nesil, yaşama zevkini unutmuş yaşatma zevkiyle dopdolu bir nesil, dünyayı bir misafirhane, bir uğrak, bir konaklama yeri sayan bir nesil, dünyadan sadece yaşayacak kadar istifade etmeyi düşünen bir nesil, gelecek nesiller için onu ümranlarla donatmaya azmetmiş bir nesil ancak ona sahip çıkacaktır. Bu neslin şafağını bize gösteren Rabbim, tamamına erdirmek suretiyle, canı dudağına gelmiş bizlere ümit ihsan eylesin. Bükülmüş belimizi düzeltmeye muvaffak kılsın. Aziz Müslüman!Yeryüzünde en büyük işleri, Allah’a boyun eğmiş kimseler yapacaktır… Tevazu kanatlarını yerlere kadar indirenler yapacaktır… Ömerler, Selahaddin Eyyubîler yapacaktır…Meseleler, imanın ve aşkın burcu burcu tüttüğü yerlerde, heyecanın bir kazan halinde kaynadığı yerlerde ve insanın bir heyecan ve aşk hâline geldiği yerlerde –Allah’ın tevfik ve inayetiyle– halledilecektir. Rabbim, gösterdiği şeylerle göstereceği şeylerin vaadini bize yapmış gibidir. Bize ihsanlarını ikmal ve itmam eylesin. Her şeyden evvel bizi hürriyetimize kavuştursun. Nefsimizin esaretinden bizi hürriyete kavuştursun. Şehvetimizin esaretinden bizi hürriyete kavuştursun. Yeme içmenin esaretinden bizi

127