İçeriğe geç

Evet, o, bizzat kendisini öldürmek isteyen bir tali’siz için bile, Allah hâkimiyetini ilan ve itirafın ifadesi olarak, ben yaşadığım müddetçe ona dokunmayın. Ben ne yersem, ona yedirin. Benim hayat standardım ne ise ona öyle muamele edin. Ama ben ölürsem, siz de Allah’ın bu konudaki hükmünü uygulayın, der.

İnsanlar, Rabbülâlemîn olan Allah’ın (celle celâluhu) hâkimiyeti ile tecellî edip kendilerini böyle bir hâkimiyetin vesayet ve idaresi altında görünce, İslâm gibi huzur ve saadet dolu bir sistem ve nizam teşekkül etmekle onlar daha dünyada iken Cennet iklimini andıran bir hayat yaşayabilirler. Zira İslâm’dan başka hiçbir sistem insanlara böylesine huzur ve güven dolu bir hayat vaad etmez.

Buraya kadar, İslâm ekonomisinin ana esaslarından birisi olan Allah hâkimiyeti mevzuunu misallerle ve oldukça genişçe anlatmaya çalıştık. Zira bu mevzu, İslâm ekonomisini diğer iktisadî sistemlerden ayıran en büyük özelliklerden biridir ve bu yönüyle de o çok önemlidir.

2. Dünya Görüşü

İslâm ekonomisinin ikinci temel esası, onun farklı dünya görüşüne tâbidir. İslâm’ın dünya görüşü Kur’ân ile sınırlıdır. Ne var ki, bu sınırlandırma, görüş ufkumuzu sonsuzlaştırma ile eş değerli bir sınırlandırmadır. İslâm, bu yönüyle de diğer sistemlerden ayrılır.

Kur’ân’ın, eşya ve hâdiselere bakış açısına, içtimaî ve iktisadî meseleleri nasıl açıkladığına geçmeden önce, tarihî maddeciliğin mevzu ile alâkalı görüş ve düşüncelerine kısaca temas etmekte yarar olacağı kanaatindeyim.

a. Tarihî Maddecilik

Tarihî maddecilik, beşer çapındaki bütün hâdiseleri, iki ana esasa dayandırarak izah etmeye çalışır. Evet, maddecilere göre, insanlığı alâkadar eden her hâdise ve tekevvünün hemen hepsi temelde şu iki sebebe dayanır:

Birincisi: Sömüren ve sömürülen sınıflar arasındaki ezelî kavga.

220