Kur’ân-ı Kerim, مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ibaresinde evvela münafıkların “İman ettik.” sözlerinin boş bir ifade olduğunu beyan buyurmakta, onların bu sözlerinin iman olmadığını vurgulama sadedinde: “Onlar ‘İman ettik.’ derler.” diyerek bunun, كَلَّا إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَۤائِلُهَا “Hayır, hayır! Bu onun söylediği mânâsız bir sözdür.” (Mü’minûn sûresi, 23/100) âyetinin de ifade ettiği gibi hakikatten uzak bir söz olduğunu belirtmektedir. Evet münafıkların اٰمَنَّا “Biz iman ettik.” demeleri sadece bir “lâf-ı güzaf”, bir boş sözden ibarettir ve kat’iyen imanın ifadesi olarak içten gelen bir söz değildir.
Aynı âyet-i kerimede ayrıca şöyle bir nüktenin var olduğu da söylenebilir: مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا ifadesinden, münafıkların iman etmediklerini söylemeye cesaretlerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki Kur’ân bize onların sözlerini naklederken ya aynen iktibas ederek ya da onların maksatlarını, duygu ve düşüncelerini, içten konuşmalarını veya değişik kurgularını, Kur’ân’ın kendine ait ulvî kalıpları içinde formüle ederek intikal ettirmektedir. Binaenaleyh مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ifadesi, o günkü münafıkların söyledikleri sözün bize intikal etmiş bir iktibasından ibarettir. Allah (celle celâluhu) onların söyledikleri sözleri bize naklederken hem onların hissiyatlarına hem de duygu, düşünce ve inançlarına tercüman olarak nakletmektedir. Dolayısıyla Cenab-ı Hakk’ın onların sözüne bir ilave veya kısaltmada bulunduğunu söylemek doğru değildir. Öyleyse yukarıda da ifade edildiği gibi, onların اٰمَنَّا demeleri bir “lâf-ı güzaf”tan ibarettir ve ona kat’iyen “iman” denilemez.