İçeriğe geç

Evet, Hz. Ebû Bekir’e izafe edilen bu sözler, belli bir ruh hâline bağlı sözlerdir; zira Allah (celle celâluhu), yeminli ifadesiyle “Gerçekten Biz insanı en güzel biçimde yarattık.”20 buyurarak insanın, ağaçtan, ağaçtaki meyveden, hayvanattan ve hatta meleklerden bile mükerrem bir varlık olduğunu bildirmektedir. Evet, avâlim onda pinhân (gizli), cihanlar onda matvî (dürülmüş)dir. Fakat muhasebe duygusunun şiddetli ağırlığı, hakikî bir mü’min olan Hz. Ebû Bekir’e bile bu sözleri söyletebiliyordu.

c. Hz. Ömer (radıyallâhu anh)

Muhasebede zirve kametlerden birisi de, hiç şüphesiz bütün hayatını engin bir muhasebe içinde geçiren, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) hakkında tebcil sadedinde “Eğer benden sonra peygamber gelecek olsaydı, bu Ömer olurdu.”21, “Allah, hakkı Ömer’in diline ve kalbine koydu.”22, “Güneş, Ömer’den daha hayırlı bir kimse üzerine doğup batmadı.”23 buyurduğu, ikinci halife ve dünyada iken Cennet’le müjdelenenlerden bir diğeri olan Hz. Ömer’dir (radıyallâhu anh).24 Yeryüzünde bir adalet timsali olan bu başyüce insan da hep mesuliyet ve muhasebe duygusunun ağırlığıyla inlemiş durmuştur. Onun şu sözleri bu konuda örnek teşkil edecek sözlerdendir:

  • “Hesaba çekilmeden önce nefsinizi hesaba çekin. Tartılmadan önce nefsinizi tartın.”25
  • “Allah’a yemin olsun ki, yeryüzü dolusu altınım olsaydı, O’nun azabı gelmezden önce hepsini verip kendimi o azaptan kurtarmaya çalışırdım.”26
  • “İnsanların en iyisi bana ayıplarımı gösterendir.”27
  • “Eğer Fırat kıyısında bir deve kaybolarak ölüp gitse veya bir koyun suya düşüp boğulsa Allah’ın onu bana soracağından korkarım.”28
  • “Eğer Rabbim merhamet etmeyecek olursa, vay benim hâlime, vay anamın hâline!..”29
  • 37