İçeriğe geç

Biri: “Yirmi sekiz sene çekmediğim eza, görmediğim cefa kalmadı, Divan-ı Harplerde bir cani gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne gönderildim, aylarca ihtilattan men edildim…”2 diyor idiyse bu fotoğrafı iyi okumak icap eder.. tabiî, “Ne yapayım acele ettim kışta geldim, siz cennetâsâ bir baharda geleceksiniz. Mezarımın başına geldiğiniz zaman bir demet gülle “Selâmünaleyküm” dediğiniz zaman “Henîen leküm” sesini işiteceksiniz..”3 müjdesini de…

Bugün milletimizin de bağlı bulunduğu milletler topluluğunun geldiği nokta, o gün görülen rüyaların bir nevi tezahürüdür. Ve bugün bizler çok büyük lütuflara mazhar sayılırız. Bu lütuflara mazhariyet bir şükür ister. Daha önemlisi de bu lütufları tam takdir edip değerlendirmek icap eder. O da geleceğe matuf olması itibarıyla irade buudludur; yani, siz isterseniz ve dilerseniz –Allah’ın izniyle– o da olur. Evet, bundan ötesini –Allah’ın inayet ve keremiyle– yapma, hazırlama, şekillendirme size düşmektedir.

7