İçeriğe geç

“Kim Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse işte onlar, Allah’ın nimetlerine mazhar olan nebiler, sıddîklar, şehitler, salih kişilerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaşlar!”6 ferman-ı sübhanileriyle anlatılanlar yani, Allah’a ve Resûlullah’a itaat edenler, iman edip istikamet içinde yaşayanlar, dürüst olanlar ve aynı zamanda Allah’a velilik mertebesine yükselenler ve dolayısıyla da dünyada ve ahirette kendilerinden korku durumu kalkmış olan kimseler, işte bunlar daima Cenâb-ı Hakk’ın nazarında ve nezdinde yüce bir makama sahiptirler. Kudsî bir hadise göre bunlar, Cenâb-ı Hakk’ın zimmetinde himaye-i ilâhiyede bulunduklarından dolayı, bunlara karşı adavet edenler iflah olmazlar. Bunlara karşı ilân-ı harp edenler Allah’a karşı ilân-ı harp etmiş sayılırlar ve onları Allah kıskıvrak kıstırır ve mahv u perişan eder. Bunlar evliyâullah, yani Allah dostlarıdırlar.7 Kerametleri olur veya olmaz, hakikî veliler keramete tâlib ü râğıb değil; belki ondan râğıbdırlar yani yüz çevirmektedirler. Çünkü keramet, kulluklarına karşı dünyevî bir ücret gibidir. Onlar bütün hasenatlarının neticesini Allah’tan beklerler ve onların bütün dertleri, davaları da Cenâb-ı Hakk’ın kendilerinden hoşnut olmasıdır.

164