İçeriğe geç
6. Bölüm

Bi̇r Kalkınma Modeli̇

Soru: Müslümanların iktisadî, içtimaî siyasî vb. alanlarda mahkûm konumdan kurtulabilmesi mümkün müdür? Bu hususta ne gibi esaslara riayet edilmesi gerekir?

İslâm, kendisine tâbi olanların hem dünya hem de ahiret saadetlerini garanti eden bir dindir. Niyet esas olmak üzere, İslâm için hizmete gönül vermiş her fert; ferdî, ailevî, içtimaî hayatının her ânını ibadet hâline getirebileceği gibi, iş hayatını hizmet yörüngesine göre tanzim ettiği takdirde, ömrünü de bütünüyle ibadet hâline getirebilir.

Müslümanlar, dünyanın her yerinde ve her zaman hem zengin hem de hâkim güç olmalıdırlar. Çünkü günümüzde Müslümanların iktisadî ve ilmî açıdan bir üstünlük sağlamadan cihanla hesaplaşmaları mümkün değildir.

Allah (celle celâluhu), Kur’ân-ı Kerim’de: “Mü’minlere karşı kâfirlere asla yol vermeyeceğini”1 ifade buyurur. Yani kâfirlerin mü’minler üzerinde hâkimiyet kurmalarına razı olmadığını, hem de kudsî bir üslûpla hatırlatır. Buradan hareketle mü’minin; ister fert ister cemaat olarak, kâfirlerin muvazenelerine tâbi olmalarının bir vebal olduğu söylenebilir.

1