İçeriğe geç

İşte bu dönemde, hem millet hem de devlet kabz hâli yaşamaktadır. Ferdin, vicdanında ve düşüncesinde içine girdiği sıkıntılar gibi, aynı cendereye millet ve devlet olarak düşmüşüzdür. Şimdi de aynı şeylerin tekerrürlerini yaşıyoruz. Ama bu tekerrür sadece bizimle sınırlı da değil. Bizim yakın bir geçmişte yaşadığımız buhranları şimdi bütün bir dünya yaşıyor. Tabiî ki, Türkiye de bu sıkıntıdan kendi payına düşeni alacaktır. Ancak yukarıda da tekrar ettiğimiz gibi, bu sıkıntılı dönemi de yine tarihî tekerrürler açısından ele almak gerekir. Yani nasıl ki, daha önceki sıkıntılar yeni inşirahlara birer başlangıç olmuştu; öyle inanıyorum ki, bugün içinde bulunduğumuz buhran ve sıkıntılar da aynı şekilde yeni inşirahlara köprü olacaktır. Zaten bizim vazifemiz de insanlığa bu yeni inşirah dönemini hazırlamak değil mi?

Tarihî tekerrürlerle alâkalı mülâhazamızı kendi ilim-irfan faaliyetlerimiz için de tatbik edebiliriz. Tatbik edebilsek, görürüz ki, bu işlerin hangi merhale ve kademesinde kabz hâline girilmişse, mutlaka ardından inşirahla çıkılmış ve kabz dönemi, yeni bir merhaleye sıçranılmasına vesile olmuştur. Bundan böyle de, misliyet ölçüsünde aynı şeylerin olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz…

6