İçeriğe geç

bundan sonra yapacakları zarar vermez. Osman bundan sonra hata da yapabilir fakat yapacağı hatalar ona zarar vermez.”72Sahabe, keşke ben de bu kadar dünyalığa sahip olsaydım, keşke ben de hepsini Allah yolunda sarf etseydim, keşke ben de Nebi’nin mübarek dudaklarından dökülen bu müjdeye mazhar olsaydım düşüncesi içindeydi. Yine bir seferinde Resûl-i Ekrem, bu mevzuda teşvikte bulunmak üzere minbere çıkarken dudaklarından şu sözler döküldü: “Yâ Rabbi, Osman’ın yaptığı iyiliklerin altından kalkamıyorum.” O anda Cibril-i Emin nazil oluyor, diyor ki: ‘Allah ferman ediyor: Habib-i Zişan’ım, Sen Osman’ın yaptığı iyiliklerin altından kalkamazsan, Ben kalkarım onun altından.”Dünya, Allah’a verilmek suretiyle ebediyet kazanıyor. Fâni dünya, yüzüne tükürüklerimizi saçtığımız dünya, sinek kanadı kadar ehemmiyet vermeyip hakaretle ayağımızın altına aldığımız dünya, Allah yolunda sarf edildiği zaman gökler kadar kıymet kazanıyor. Cenab-ı Vacibü’l-Vücud Hazretleri, kemal-i izzet, kemal-i rahmet ve kemal-i şefkatle konuşuyor. Kâinatı konuşturuyor, melekleri konuşturuyor. Gökler ve yer elinde olan Allah ferman ediyor:“Sen Osman’ın yaptıklarının altından kalkamazsan Ben kalkarım!”

İşte yarınlarımıza, âhirete ait istikbalimize hayat vermek, onu nurlandırmak, böylesine fâni ve geçici şeyleri bâkî ve kalıcı bir surete tebdil etmek niyetiyle, Allah yolunda sarf etmekle olacaktır. Muhafazasına gücümüzün yetmediği, korumasına imkân ve iktidarımızın olmadığı dünyaya ait bu şeylerin sorumluluğundan ancak bunları Allah’a vermekle, Allah’a satmakla, Allah yolunda sarf etmekle kurtuluruz. Cenab-ı Vacibü’l-Vücud ve Tekaddes Hazretleri böylesine geçmiş ve gelecek zamana mübarek adını, şanını işlemeye

305