durrahman b. Avf’ı gördüm cennete giriyordu, fakat arkası üstü sürüne sürüne, emekleye emekleye giriyordu. Sebebi şu: Çok fazla dünyalığa sahip. Mâmeleki pek çok!”71Bir insan sahip olduğu o kadar dünyalığın hesabını verince öyle olacaktır, dize gelecektir. Allah Resûlü bu dünyadan ayrıldıktan sonra bir gün Hazreti Âişe, Abdurahman’a, Allah Resûlü’nün onun hakkındaki bu sözünü aktarmıştı. O esnada ona ait bir kervan da Medine’ye girmek üzereydi. Abdurrahman, Hazreti Âişe’den Resûl-i Ekrem’in kendisi hakkındaki bu sözlerini işitince develerinin zimamına kadar ne kadar mâmeleki varsa hepsini Allah yolunda sarf etti. “Beni dize getirecek, beni arka üstü oturtacak dünya batsın gitsin.” diyordu. Nitekim hepsini bir çırpıda Allah yolunda sarf etti.
İşte o zaman batmadı o dünya. O zaman Allah’a verildiği için ebediyet kazandı. Onun sırtına binen dünya, onu sırtına aldı ve ona binek oldu. Onu sırattan geçirecek bir binek hâline geldi… Allah yolunda sarf ettiği için. Dikkat buyurun! Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), müminlerin namaz kılmaları, oruç tutmaları, hacca gitmeleri, cihat etmeleri kadar dünya anlayışlarına da ehemmiyet veriyordu. O’nun en fazla düşündüğü husus bu idi. Israrla bunun üzerinde duruyordu. Niceleri dinini, makamı karşılığında sattı… Niceleri dinini, dünyası karşılığında sattı… Nice gençler var ki bugün müptela oldukları bir kısım tiryakiliklerden, cismanî arzulardan ötürü camiye gelmemekte, Allah karşısında secde etmemektedir. İnsanlar, kulağını kalbine verse, kalbinin sesini dinlese, kendi kendine “Allah’a niçin secde etmiyorsun? Niye gururunu kırıp Allah karşısında iki büklüm olmuyor, yere gelmiyorsun?” diye sorsa nefsinden şu cevabı alacaktır:
Dipnotlar
- Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/115; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 1/129.