İçeriğe geç

Öyle sağlam kanaate sahip olmayan bir insan bir miktar koşsa, yorulsa, çabalasa bile bir noktadan sonra usanıp yaptığı işi bırakırsa, o âna kadar yaptığı bütün çalışmalar boşa gider. Âhireti kazanmak isteyen kimse kesinlikle bilsin ki âhireti yine kanaatinin sağlamlığıyla kazanacaktır. Âhirete giderken bazen öyle meşakkatli yollardan, öyle çileli yollardan, öyle ıstırablı yollardan geçmek icap eder ki insan, orada Resûlullah’ın sesini duymazsa o yollar aşılmaz, vicdanında O’nu dinlemezse, kalbinde O’ndan gelen havayı hissetmezse o yollar selamete gitmez. Bütün bunlar kanaat sağlamlığına, sağlam bir akideye, köklü bir anlayışa bağlıdır.

İnsanların, kendisinden memnun olması, onun yanında rahat etmeleri yine o insanın köklü bir kanaate, sağlam bir imana, sağlam bir anlayışa bağlı bulunmasına bağlıdır.Akidesi sağlam olmayan, sağlam bir kanaati bulunmayan, Allah’a ve O’na hesap vereceğine inanmayan insandan herkes rahatsız olur, herkes onun yanında huzursuzdur. Dünyanın rahatını kaçıranlar, Allah’a inanmayan insanlardır. Öyleyse dünyada ve ukbada bize ve bütün insanlığa pek çok şey kazandıran mesele, bir insanın en mühim meselesidir. Köprüler işte bu sağlam akideyle geçilecek, göklerde onunla uçulacak, dikenli tarlalardan onunla geçilecektir. Bu, bir müminin, bir insanın en mühim meselesidir. En mühim meseleye karşı biz çok yabancı ve çok yayayız. O kanaati kalbimize ne türlü yerleştirmek gerekiyor?Sabahlara kadar Allah demekle mi?Sabahlara kadar tefekkürle mi?Sabah akşam Allah’ın âyetlerini tefekkür etmekle mi, araştırmakla mı, kitap karıştırmakla mı?Hatta bu mevzuda gerekirse bütün zorlukları göze alarak uzun seferler katetmekle mi?Dünyamızı ve ukbamızı bize kazandıracak bu sağlam itikadı içimize koymak hangi yolla olacak ise onu bulmalıyız.

294