Çünkü kâinatta denge isteyen Allah, yüce kelâmında en mühim esasın nizam ve mizan olduğunu söyler. Gökler bu nizama göre hareket etmekte, galaksiler bu nizam dairesi içinde dönmektedir. En küçük âlemde atomlar bu nizam dairesi içinde hareket etmektedir. Allah’a başkaldıran, bu nizamı nazar-ı itibara almayan, bu nizama ayak direten insan sadece mecnundur. Allah, kâinattaki nizam üzerinde nazarlarımızı gezdiriyor, nizamın ehemmiyeti üzerinde duruyor ve nizamı bize bir nimet olarak takdim ediyor. Nimet olarak takdim ettiği pek çok şeyi saydıktan sonra, “Ey insanlar ve cinler, şimdi Allah’ın hangi nimetini yalanlıyorsunuz?” dediği sure-i Rahman’ın başında bize ısrarla mizanı ve dengeyi anlatıyor.Evet, emirler dairesinde ihmalcilik yapan adam, nizamsızlık âlemi içine girmiştir. Nehiyler, yasaklar dairesi içinde yapmaması gereken şeyleri yapan insan, yine nizamsızdır, dengesizdir. Nizam, denge ve düzen; emirler ve nehiylerden ibaret olan takva dairesi içinde Cenab-ı Hakk’ın bütün emirlerine ve nehiylerine itaat etmekle olur. Allah bizi itaat edenlerden eylesin. Bunlar yapılmayacak cinsten şeyler değildir. Bir insanın meşru dairedeki zevkleri, lezzetleri keyfine kâfidir, harama girmeye ihtiyaç yoktur.Müminler olarak iffetli olacaksınız. Hissiyatınız, hevesatınız galeyana geliyor, iffetinize mâni oluyorsa o zaman izdivaç yapacaksınız. Bu imkâna sahip değilseniz o zaman oruç tutacaksınız. Kendinizi biraz çekip çevirecek, adımlarınızı Allah’a hesap vereceğiniz âna göre atacaksınız.Unutmayınız ki, uğradığınız ve uğrayacağınız pek çok menzilden bir menzildir bu dünya. Bu dünyada siz bir misafirsiniz. Nerelerden geldiğinize hiç baktınız mı? Bu hâle sizi Allah peyderpey getirdi: