İçeriğe geç

Diğer bir deyişle şu tekvînî âyetlerin şerha şerha ferdin önüne serilmesi, kâinat kitabını herkese okutturma yolunun bulunması ve her yerde hâzır ve nâzır Hazreti Allah’a fertlerin inanır hâle getirilmesi hususudur. Böylece insanda ihsan şuur ve sırrının tecelli etmesi sağlanacaktır.

İnsan, bu sayede kötülüklere karşı kendisini engellemiş olacaktır. Fenalıklar karşısında mücadele gücünü ve şevkini artıracaktır. İnsan, bu şuuru elde ettiğinde yukarılara doğru pervaz edecek, arşiyeler çizerek Hazreti Muhammed’in arkasında yerini almaya çalışacaktır. Resûl-i Ekrem’in bize getirdiği şeylerin gönüllerimizde yer bulması, onları kabul edip yaşamamıza ve ihsan sırrının içimizde zuhur etmesine bağlıdır. Peki, ihsan şuuru nedir? Allah’ı görüyor gibi ona kulluk yapma. Siz O’nu görmeseniz dahi O sizi görüyor.

İşte bu sırrı ruhunda yaşamaktır esas olan. Bu sırrın, fertlerin ruhunda yaşaması için hangi müesseseleri kurmak gerekiyor, ne yapılması icap ediyorsa onu yapmalı ve bu sırrın ve bu idrakin fertlerde teessüs etmesine yardım etmelidir. Onun için Hazreti Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem), Allah tarafından bir yönüyle meseleyi kolaylaştırıcı bu yola sevk edilmişti. O, ister istemez bu yolda yürüyor; Allah da O’nun bu yolda yürümesini istiyordu.Her fert kendi kendini kontrol edecek. Her fert kendi içini murakabe edecek, kendi muhasebesini yapacak ve davranışlarını ayarlayacak. Her ferdin arkasında bir bekçi değil her kalpte bir yasakçı olacak. Allah korkusu ferdi iki büklüm yapacak. Rabbin adını duyduğu zaman saygıyla ürperecek. Ahlâk-ı âliye ile ahlâklanacak. Rahmetin arşının eteklerine tutunacak ve öylece yükselecek, terakki edecek, miraç yapacak.Hazreti Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) işte bu yola sevk edilmişti. Her sahabi bu şuur içindeydi. İşte o zaman

164