bütün müesseseler, hususiyle maarif yuvaları, işi parlamenter seviyede ele almak isteyenler bu gerçeğe çok dikkat etmelidirler. Bu İslamî cemiyet yapısının içine yıkıcı ağyar parmağı girerse, ağyarın ateşine yananlar cemiyetin içinde bulunursa, katiyen bilsinler ki, bunun neticesi iflastır, perişaniyettir, sergerdan olmaktır. Bu, dilenciliği artırmaktan başka bir şeye yaramaz. Muhterem Müslümanlar!Heptencilik havası içinde müminin, iç durumuyla dört dörtlük Müslümanlığa yeniden dönmesi, teşkil edeceği bütünün mükemmel bir parçası hâline gelebilmesi için lazım gelen gayreti göstermesi gerekmektedir. Şunu unutmamak gerekir ki; cihan fatihlerinin atının sırtında eyeri yoktu, atlarının ağzında zimamı yoktu, kılıcının kını yoktu… İşte bu fakir insanlar cihanı fethediyor, orduları dize getiriyor, beşerin problemlerini hallediyor, yeni bir medeniyetin temelini atıyordu. Biz ise en küçük bir meselenin dahi üstesinden gelemiyoruz… Niçin? Siz isterseniz başka şeylere verin ama ben onlardaki dinamizmin temelinde şunları görüyorum: İç ve dış saffeti, gönül duruluğu, Hakk’a bel bağlama, öldükten sonra dirilmeye hakikaten inanma. Sadece bir misal belki size çok şey ifade edecektir:Resûl-i Ekrem’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) nur meclisi her geçen gün inkişaf ediyor; az önce arz ettiğim eyersiz ve zimamsız atlılar, kınsız kılıçlılar gün geçtikçe çoğalıyordu.Vaziyet ve gidişatı herkes anlamasa bile tohumu toprağa atan Zat durumu öyle iyi idrak etmişti ki; onlara vaatlerde bulunurken işin encamından (sonucundan) gayet emindi. Neticenin lehlerinde olacağından gayet emindi. “Allah bu işi tamamlayacak fakat siz acele ediyorsunuz.”22 buyurmaktaydı.
Dipnotlar
- et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 5/215.