İçeriğe geç

Üstelik sadece kadın değil, İslâmî ölçülere uymayan her türlü çarpıklık, genç nesillerde bu kabîl arzuları uyarmaktadır. Vücutları göre göre, müstehcen sözleri duya duya, hayalinden silinmeyen açık saçık vücutları düşüne düşüne erkeklik hormonu üreten ve her gün şehevanî duyguların bakışları altına giren bir sürü genç, maalesef kanunlarla da yasak edilmediği için, çeşit çeşit sapıklıklara sürüklenip gitmekte ve toplumumuzun yüz karası hâline gelmektedir.

Cihanın şarkındaki münafıklar, gençleri çekmek için, komünizmi ilk defa ilan ettikleri zaman erkeklerle kadınları beraber hamamlara doldurmuşlardı. Bugün de komünist ve anarşistlerin bir silah olarak kullandığı bu kabîl gayri meşru bir yolu denemek suretiyle gençleri anarşi ve terörden uzaklaştıracağını zanneden kimseler, katmerli bir yanlışlık içinde bulunmaktadırlar.

Netice olarak diyebiliriz ki, fuhşun önünü alıp nesli korumak adına iki çare söz konusudur:

Birincisi, ferdin kendisine düşmektedir ki, evlenmek, oruç tutmak veya başka dinamikleri kullanmak sureti ile fuhşa düşmekten korunmaktır.

İkincisi, bütün bir millet ve devlete aittir ki, o da cemiyeti fuhşa teşvik eden her türlü beşinci kol faaliyetlerini durdurmak ve kurutmaktır.

Cenâb-ı Hak, “Mü’minler arasında fuhşun yayılmasını arzu edenlere, işte onlara dünya ve ahirette can yakıcı azap vardır. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.”11 mealindeki âyet ile bu karanlık güçlere seslenmektedir.

3. Aklın Korunması ve Kimliksizlik Sarhoşluğu

Klasik bir usûlle meseleyi ele alacak olursak, aklı muhafaza, her türlü uyuşturucu, sarhoş edici ve sekir verici şeylere karşı tavır alma mânâsına gelir.

136