Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “… Dünyadan sakının, kadınla imtihan olmadan da sakının. Zira Benî İsrail’in ilk fitnesi kadın yüzünden çıkmıştır.”9 ve “Erkeklere, kadınlarla imtihan olmadan daha zararlı bir fitne görmüyorum!”10 hadisleri ile, elbette iffet ve namuslarını muhafaza eden kadınlar değil ama, zaafları değerlendirilerek meydanlara itilmiş ve zaafları işletilerek istismar edilmiş kadınların ne denli ciddî bir tehlike arz edeceğine dikkat çekmektedir.
Geçmiş milletler ve eski cemaatler bu fitne yüzünden mahv u perişan olmuşlardır. Roma, Bizans ve güzelim Endülüs şehvet ve şehevanî duygular altında kalarak ezilmişlerdir. el-Hamrâ Sarayı’nın hamamlarındaki utanç verici resimleri gören herkes, zannediyorum, beni tasdik edecektir.
Sanat adına sağa-sola çizilen ve şehevanî duyguları ifade eden resimler, ahlâkın o dönemde ne derece irtifa kaybettiğini açıkça göstermektedir. Aslında Allah, Zalim Ferdinand’ı başlarına belâ ettiği zaman onlar zaten şehevî duyguların altında kalıp ezilmişlerdi.
Evet, fuhuş, her zaman milletleri yerle bir edegelmiştir. Selçukî ve Abbasî’den sonra şanlı Osmanlı Devleti’nin de önemli ölçüde bu sebeple yerle bir edildiğini söyleyebiliriz.
Bir kısım yanlış iddia sahiplerine göre, fuhşun önünü almak için serazât olmak lâzımdır. Onlara göre böylece her iki taraf birbirine alışacak ve ortada bir tehlike kalmayacaktır.
Bu, korkunç bir iddia ve kuyruklu bir yalandır. Bizim odumuzu-ocağımızı söndürmek için söylenen bu muhâkemesiz ve muvazenesiz iddialar, yani insanların şehvetini tahrik ederek şehvet söndürmeye gitmek, deniz suyuyla insanların susuzluğunu giderme teşebbüsü gibi çok ters bir düşüncedir.
Dipnotlar
- 9 Müslim, zikir 99; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 3/22.
- 10 Buhârî, nikâh 17; Müslim, zikir 97; Tirmizî, edeb 31, İbn Mâce, fiten 19.