İçeriğe geç

İnat ve tarafgirliğin toplum hayatı için gayet zararlı oldu-

ğunu bildirir.

Soru: Hadiste اِخْتِلَافُ أُمَّتِي رَحْمَةٌ buyrulmuş. İhtilaf ise tarafgirliği gerektirir.

Hem tarafgirlik hastalığı, mazlum avam tabakayı zalim havas tabakanın şerrinden koruyor. Çünkü bir kasabanın veya bir köyün havassı birleşse mazlum avamı ezer. Tarafgirlik olsa mazlum bir tarafa sığınır, kendini kurtarır.

Hem fikirlerin çarpışmasından ve düşüncelerin uyuşmazlığından hakikat tamamen ortaya çıkar.

Bunların izahı nedir?

Cevap:

Sorunun birinci kısmına deriz ki: Hadiste bildirilen ihtilaf (ayrı düşme, anlaşmazlık), müspet ihtilaftır. Yani her bir mümin kendi yolunun düzeltilmesine ve revaç bulmasına gayret eder. Başkasının yolunu tahrip ve yok etmeye değil, aksine, tamamlamaya ve daha iyi hale getirmeye çalışır. Menfî ihtilaf ise kinle, düşmanca birbirinin yolunu bozmaya, yıkmaya çalışmaktır, hadisçe reddolunmuştur. Çünkü birbiriyle boğuşanlar müspet hareket edemez.

İkinci kısmına deriz ki: Tarafgirlik eğer hak namına ise haklılara sığınak olabilir. Fakat şimdiki gibi düşmanca, nefis hesabına olan tarafgirlik haksızların sığınağıdır, onlara dayanak noktası teşkil eder. Çünkü düşmanca taraf tutan bir adama şeytan gelse ve fikirlerine yardım edip taraftarlık gösterse o adam şeytana rahmet okuyacak. Eğer karşı tarafa melek gibi bir adam gelse ona –hâşâ– lânet okuyacak derecede haksızlık edecek.

Üçüncü kısmına deriz ki: Fikirlerin hak namına, hakikat hesabına çarpışmasında, maksatta ve esasta ittifak olmakla beraber, vesilelerde ayrılık vardır. Bu, hakikatin her köşesini gösterip hakka ve hakikate hizmet eder. Fakat fikirlerin tarafgirce, düşmanca, firavunlaşmış nefs-i emmare hesabına, kendini överek ve şöhrete yol açan bir tarzda çarpışmasından hakikat parıltısı değil, belki fitne ateşleri çıkar. Çünkü maksatta ittifak gerekirken, öylelerinin fikirleri için yeryüzünün

347