İçeriğe geç

Aksine böyle bir emirnamenin bulunduğu ve bütün mahlûkatı ilgilendiren bir husus anlatılırken de وَمَۤا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ“Ey Habib-i Zîşânım! Biz Seni bütün insanlığa rahmet olarak gönderdik.”107 buyurur. Hazreti Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) âlemlere rahmet olarak gönderilmesi, bütün varlığı alâkadar eden bir husustur. Zira inananlar ancak bu sayede dünyevî ve uhrevî hayatlarını tanzim edebilmiş ve huzura ermişlerdir. Bu sayede kâfirler de İslâm’ın prensiplerinden istifade etmiş ve hayatlarını yeniden düzene koymuşlardır. Yani küfr-ü mutlakları tereddüde, şüpheye yükselmiş ve dünyevî lezzetleri kendilerine zehir etmekten kurtulmuşlardır.

Evet, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) peygamber olarak gönderilmesi bütün insanları alâkadar eder. Çünkü O, bütün canlıların korunmasına dair prensipler getirmiştir. Daha sonraki devirlerde Avrupa’da ortaya konulan hayvan hakları, ilk olarak Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) tarafından getirilmiştir. Tekrar edelim, O’nun gelmesi bütün mahlûkat için ayn-ı rahmettir. Çünkü küfür sebebiyle garip ve yetim olan mahlûkat ve umumi bir matemhane olan kâinat, Hazreti Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) sayesinde mektubât-ı Samedâniyeye dönüşmüş ve her şey kendi seviyesine göre Allah’a ayna olmuştur. Yani mahlûkat, Resûl-i Ekrem’in gelişiyle şereflenmiş, kıymet kazanmış ve kıymetsiz, değersiz bir kömür olmaktan çıkmış, elmas mertebesine yükselmiştir. Bundan dolayı mahlûkatın kendi nev’ini temsilen O’na bir hoşâmedisi vardır. Bunu ifade için Allah Resûlü şöyle buyurur: “Bana peygamberlik geldikten sonra uğradığım her taş ve ağaç ‘Selâm sana Ya Muhammed’ diye selâm veriyordu.”108

161