İçeriğe geç

Ayrıca din, kilisenin içinde kaldığından dolayı gelişen hayat şartlarına karşılık bir türlü gelişme gösterememiştir. Çok düşünür, Hristiyanlık anlayışının bilimin çok gerisinde kaldığını ve bilime ayak uyduramadığını düşünerek, onu tamamen hayatın dışına çıkarmaya çalışmışlardır. Bu defa da Hristiyanlık, o günkü gücü ile bilime ait gelişmeleri engellemeye kalkmış ve bilim adamlarını mahkum etmiştir. İşte bu yanlış uygulamalar uzun zaman batıda Hristiyanlık ve bilim çatışmasının sürüp gitmesine sebep olmuştur.

Batı, bilimi, Grekler, Lâtinler, Yunanlılar ve İslâm dünyasından değişik şekillerde almıştır. Onlar, almış oldukları bu ilimleri yeni terkiplerle bir hayli ileriye götürmüşlerdir, ama bütün bu terkiplerin hiçbirinde dine hakk-ı hayat tanımamışlardır. Böylece dinsiz bir anlayış üzerine oturan Batı’nın bilimi, bizdeki ilim anlayışı ve telâkkisine tamamen zıt bir istikamette gelişmiştir. Böyle bir farklılıktan ötürü de, onlarınkine “bilim”, bizimkine ise “ilim” demek daha doğru olsa gerek.

4