İçeriğe geç
14. Bölüm

Nefi̇s Ve Vi̇cdan Mekani̇zmaları

Soru: İnsanın terakki ve tedennisinde rol oynayan vicdan ve nefsin mahiyetlerini kavrama adına neler söyleyebiliriz?

İnsanın bir mülk, bir de melekût yanı vardır. Onun bu yanlarını, başka tabirler kullanarak ifade etmek de mümkündür. Nitekim bazıları buna, melekî ve şeytanî; bazıları, maddî ve mânevî; bazıları cesedî ve ruhanî; diğer bazıları da nefsî ve vicdanî demiş ve aynı hakikati başka başka ifadelerle anlatmaya çalışmışlardır.

Bize göre, insanın mânevî cephesini de maddî cephesini de ayrı birer mekanizma şeklinde ele almak ve öyle değerlendirmek daha uygundur. İsterseniz bunlardan, mânevî olana vicdan mekanizması, diğerine de nefis mekanizması diyebiliriz.

Kalb, ruh, sır, hafî, ahfâ âlem-i emre ait rabbanî latîfeler, irade, idrak, şuur, his ve duygular vicdan mekanizmasını meydana getirirken; her türlü şehevî arzu, istek ve kaprisler, kin, nefret, öfke, inat gibi belli hikmet ve gayeler için insana verilen duygular da, nefis mekanizmasını meydana getirirler… Bu iki mekanizma âdeta hep birbirinin aleyhine işler. Şu kadar var ki, vicdan mekanizmasının galebesi halinde, nefis mekanizması da müsbete dönüşür ve insanın yücelip yükselmesine hizmet eden bir mekanizma hâline gelir.

Evet, tasavvufçuların tasnifiyle, nefis mekanizması, emmârelikten kurtularak levvâme, mülheme, mutmainne, râdiye, mardiyye ve sâfiye gibi mertebelere sıçrayarak insana yararlı hâle gelebilir. Onun içindir ki, insanı sadece mânâ yönüyle ele alıp terbiye etmek veya sadece vicdan mekanizmasından ibaret kabul etmek eksiktir, yarımdır. Hakikî vilâyet, sahabe vilâyetidir. Sahabe, nefis mekanizmasını “Sıbgatullah” denen ilâhî boya ile boyamış ve insana verilen negatif duygulara dahi birer vilâyet mührü basmıştır.1

1