İçeriğe geç

ِّۜفَـمَـنْ فَـرَضَ ف۪ـيـهِـنَّ الْحَجَّ فَلَ رَفَثَ وَ لَ فُسُ وقَ وَ لَ جِ دَ الَ فِى الْحَج

“Kim hac aylarında haccını eda ederse (bilmelidir ki) hacda eşlere yaklaşmak, günah işlemek ve kavga etmek yoktur.”83

Hacca giden kimse, başka zaman olduğundan daha da dikkatli olmak zorundadır. Hayatına daha bir çekidüzen vermesi, sair zamanlarda yaptığı laubalilik sayılabilecek davranışlardan uzak durması gerekir. Bu cümleden olarak gerekli-gereksiz kimseyle tartışmaya girmemeye özen göstermeli, konuşmalarında mâlâyâniyattan ve çirkin sözlerden sakınmalıdır. Normal zamanlarda mubah olan ailevî münasebetten –ibadetin ruhu bunu gerektirdiği için– uzak durmalı, hele açıkça günah olan fiillere karşı kapılarını tamamen kapamalıdır.

Her günah, her hata ve her kötülük insanın zihninde mutlaka bir iz bırakır. O, çok defa böyle bir zihin kirlenmesinin farkına varmasa da zamanla tezahürlerini gönlünde ve duygularında hissedebilir. Böyle bir kirlenme, hayırlı işlere devam etme arzusunu kırar, salih amellerde süreklilik isteğini azaltır ve fenalıklara meyil gücünü arttırır. Bu durum, şeytanın müdahalesine de ortam hazırlar. İnsanlar dupduru bir gönülle Cenâb-ı Hakk’a teveccüh etme imkânı bulamaz. Dahası, birer pas, birer leke olan günahlar, tevbe ve istiğfarla temizlenmez ve arttıkça artarsa o zaman üst üste yığılan bu kirler bir perde oluşturur; Allah’tan gelen tecellilerin önünü keser, rahmet esintilerine ve ilâhî inayete mani olur ve artık himayesiz kalan kalbler şeytandan gelecek küfür oklarına bile açık birer hedefe dönüşür.

Dışarıdan gelecek günah hücumlarına karşı ümmetini koruma mevzuunda çok hassas davranan Peygamber Efendi-

103