2. Hac Esnasında Yapılacaklar
2. Hac Esnasında Yapılacaklar
Günümüzde, geçmişe nispeten seyr ü seyahat imkânlarının arttığı, yolculukların kolaylaştığı, mukaddes topraklarda hac farizasının daha rahat eda edildiği bir gerçektir. Fakat daha da önemlisi, birkaç asırdan beri üzerine ölü toprağı saçılmış gibi uyuşuk bir halde bulunan İslâm dünyasının yeniden din ve diyanete uyanmaya başlamasıdır. Şu an hacca giden iki üç milyon insanın yanında, kendilerine böyle bir fırsat tanınmadığından dolayı gidemeyenlerin sayısı da az değildir. Hac kayıt merkezlerine müracaat ettiği hâlde kendilerine böyle bir imkân doğmadığından dolayı ağlayarak geriye dönen insanlara şahit olduğumuzda, bu bize, toplumdaki dinî duygu ve dinî düşünce adına umut ve sürur kaynağı olmaktadır.
Vâkıa, insanlarla alâkalı değişim ve dönüşümler bir anda çarçabuk gerçekleşmez. İnsana yapılan yatırımın geriye dönmesi seneler ister. Dolayısıyla bu bir süreçtir ve öyle inanıyoruz ki, Allah’ın izni ve inayetiyle, bu diriliş süreci daha geniş çapta artarak devam edecektir. Belki önümüzdeki yıllarda Arafat’ta on milyon insan aynı anda ellerini kaldırıp Allah’a yalvaracak; bunun neticesinde kim bilir arş-ı rahmet nasıl ihtizaza gelecek, Cenâb-ı Hak ne lütuflarda, ne ihsanlarda bulunacak ve böylece inanan gönüller bir kez daha kendi ayakları üzerine doğrulup iman, itmi’nan, huzur ve emniyet soluklayacaktır.
Ne var ki böyle bir tablonun oluşması ve bu temennilerimizin yerine gelmesi için haccın hakkının verilmesi gerekir. Mü’min, üzerinde sayılamayacak kadar lütufları bulunan Rabbinin emrine inkıyadın gereği olarak hac farizasını hüşyar bir gönülle, mânâsını derinden duyarak, kabul olacağına gönülden inanarak, her tür günahtan, yakışıksız söz ve tavırdan uzak durarak, dua dua Allah’a yalvararak yerine getirmelidir.
Bu saydığımız hususları biraz daha açmaya çalışalım: