5. Müzdelife Vakfesi
rada vakfeye başladı. Akşama kadar vakfede durdu ve dua dua Allah’a yalvardı. Güneşin batışıyla birlikte terkisine Hazreti Üsâme’yi alarak, Müzdelife’ye gitmek üzere Arafat’tan hareket etti. O’nun hareketiyle birlikte Arafat’da bulunanlar da âdeta sel halinde Müzdelife’ye doğru akmaya başladı.
5. Müzdelife Vakfesi
Müzdelife’ye vardıklarında yatsı namazı vakti de girmişti. Burada ashabına akşam ve yatsı namazlarını cem’ yapmak suretiyle peşi peşine kıldırdı. Namazın ardından ashabına döndü ve şu ikazda bulundu:
“Şüphe yok ki akşam ve yatsı olarak bu iki namaz, sadece buraya mahsus olmak üzere kendi vakitlerinden alınıp bu vakte tehir edildiler; insanlar, yatsı vakti girmedikçe sakın cem’ etmesinler! Sabah namazı ise her zamanki vaktinde kılınacaktır.”172
Geceyi Müzdelife’de geçiren Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) Zilhicce’nin 10. günü (Kurban bayramının ilk günü) henüz sabah namazı vakti girmeden kalktı. Bu sırada, Sevde validemizin talebi üzerine yürümekte zorlanan kadınlar ve zayıf kimselerden oluşan bir gruba erkenden Mina’ya doğru hareket etmeleri için izin verdi. Bunların, gecenin karanlığında güvenle gidebilmeleri için de Abdullah İbn Abbas’ı görevlendirdi. Vaktin girmesiyle ashabına sabah namazını kıldıran Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem), devesine bindi ve Kuzah ismi verilen dağın yanına kadar gelerek şöyle buyurdu: “Arafat’ın her yeri vakfedir, Mina’nın her yerinde kurban kesilir, Müzdelife’nin her tarafı vakfedir!”173