İçeriğe geç

(Mutaffifîn Sûresi, 83/6) âyetine geldiği zaman cemaatin önünde yere yıkılıverdi. O gün insanlar, hayatta yaptıkları şeylerin hesabını vermek üzere Allah’ın huzurunda dikilecek, hayatlarının hesabını verecekler. İşte bu âyete gelince ayakta durmaya takati kalmamıştı. Abdullah b. Ömer, âyât-ı beyyinât okununca o kadar çok ağlardı ki bu sebeple hayatının sonuna doğru gözleri tamamen bozuldu. Bazen evinden dışarı çıkmazdı. Ziyaretine gelenler içeriden gelen hıçkırık seslerini duyardı. O kadar ağladıktan sonra insanlar bunu fark etmesinler diye dışarıya çıkarken gözlerine sürme çekerdi. Evet, vahy-i ilahî bir gönle aksettiği zaman böyle mâkes bulur, öyle tesir eder. Ölü ruhların, yıkık gönüllerin yaşadığı asır, bizim asrımızdır. Öyle ki bütün kolu-kanadı kırıkların, kalbî hayatı tükenenlerin, hissiz ve duygusuzların, idraksizlerin, dünya tarafından esir ve zebun edilenlerin, bir tekmede rahatlıkla dünya ve içindekilerin dünyaya bakan yüzünü terk edemeyen ham ruhların hükümran oldukları bir asırda yaşıyoruz.

ِوَ اِذَا سَ مِعُوا مَآ اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُ ولِ تَـرٰ ٓى اَعْيُنَهُمْ تَـف۪يضُ مِنَ الدَّمْع

“Peygambere indirilen Kur’ân’ı dinledikleri vakit gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün…” (Mâide Sûresi, 5/83)Necaşî ağlıyor, gözleri çağlayan gibi…Ashâb-ı sefîne ağlıyor gözleri çağlayan gibi... Huzur-ı Risalet- penâhîye gelenler ağlıyor gözleri çağlayan gibi.Ömer ağlıyor… İbn Ömer ağlıyor… Ebû Hüreyre ağlıyor… Ümmü Ebû Hüreyre ağlıyor… Gözleri çağlayan gibi. Yığın yığın günahın kendilerini zebun ettiği, bellerini kırdığı, boyunlarını büktüğü, kalbî hayatlarını öldürdüğü Müslüman cemaati ne yapıyor acaba? Allah bunu bize sorarsa ne diyeceğiz? Resûlullah bize sorarsa ne diyeceğiz?

68