İçeriğe geç

net havuzuna; imansızlar ise şekavet üzere olup edebî hüsran yaşayacakları cehennem havuzuna akacaklar. Cenab-ı Hak, hutbenin girişinde okuduğumuz âyet-i kerimede imanlı kimseleri cehennem azabına karşı uyarmaktadır. Onları, imanlarını amelle payandalayıp sağlamlaştırmak suretiyle Cehennem’den korunmaları konusunda ikaz etmektedir.Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) de sık sık insanları bu konuda uyarıyordu. Peygamberlik misyonunun ana yörüngesi de buydu: marifet-i Sâni’i kazandırmak, Yüce Yaratıcı’yı tanıtmak suretiyle insanları Cehennem’den uzak tutmak ve Cennet’e giden yollara sevk etmek. Ne var ki pek çoğu O’nu dinlemedi; pervanelerin ateşe atıldığı gibi Cehennem’e atıldı ve kendilerini yaktı. Resûlullah, bu durumu anlatırken şu ifadeleri kullanır:

ُّإنَّمَا مَثَلِي وَ مَثَلُ أُمَّتِي كَمَثَلِ رَجُلٍ اِسْ تَوْ قَدَ نَاراً فَجَعَلَتِ الدَّوَ اب

وَ الْفَرَاشُ يَقَعْنَ فِيهِ فَأَنَا آخِ ذٌ بِحُجَزِكُمْ وَ أَنْتُمْ تَقَحَّمُونَ فِيه

“Benim ve ümmetimin durumu şuna benzer: Bir adam gece vakti ateş yakar. Haşerat ve pervaneler ateşe düşmeye başlarlar. Adam ise onları sakındırmaya çalışır. İşte ben de ateşe girmemeniz için eteklerinizden tutup sizi çekiyorum ama siz körükörüne ateşe atlıyorsunuz.”6

Pek çokları dinlemedi, kendilerini ateşe attılar. Efendimiz’in bu tavrını ailevî münasebetlerinde de görürüz. Onları sever, mürüvvetle hareket eder, dikkat nazarlarını üzerine toplar ve sonra da bu nazarları Hakk’a çevirir, marifet-i ilahiyeye tevcih ederdi. Cennetin bağlarına, ırmaklarına çevirir; onları cehenneme perde yapardı. Zira Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem), onları nasıl seviyor idiyse aynen öyle de âkıbetlerinden endişe ediyordu. Ya benim ailem, çocuklarım Cehennem’e giderse ya Allah onlara

39