şeyleri insanlara anlatır. Allah’ın istediği şeyleri gönüllerde hâkim kılar. Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan başka bir âyetinde bu hususta şöyle buyurur:
ِوَ وَ صَّ يْنَا ااْلْ ِنْسَ انَ بِوَ الِدَ يْهِۚ حَمَلَـتْهُ اُمُّهُ وَ هْناً عَلٰى وَ هْنٍ وَ فِصَ الُهُ ف۪ى عَامَيْن
اِلَىَّ الْمَص۪ يرُ
طاَنِ اشْ كُرْ ل۪ى وَ لِوَ الِدَ يْكَ
(Lokman Sûresi, 31/14) Biz insana vasiyet ettik, emirde bulunduk, tavsiyede bulunduk: Bana kulluk yapsın, annesine teşekkürde bulunsun, iyilikte bulunsun. Annesi onu uzun zaman karnında taşımış, meşakkat çekmiş, şu kadar zaman da kucağında büyütmüş, beslemiş, iyilikte, ihsanda bulunmuş. Biz ona vasiyet ediyoruz, o da annesine karşı iyilikte ve ihsanda bulunsun. Allah, bunları demek suretiyle anneye, babaya karşı sadece itaati emrediyor. Burada daha ziyade ‘anne’ üzerinde duruluyor. Meseleyi tavzih için sahabinin Allah Resûlü’nün karşısına çıkıp da; ِيَارَسُ ولَ اهللِ مَنْ اَحَقُّ النَّاسِ بِحُسْ نِ الصَّ حَابَة
“Ya Resûlallah! İnsanların hangisiyle daha iyi geçineyim, arkadaşlık kurayım, muaşerette bulunayım, iyilikte bulunayım, ihsanda bulunayım?” sorusuna karşılık Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Annendir.” buyurur. Sahabi ikinci kez sorar: “Sonra kimdir yâ Resûlallah?” Allah Resûlü ikinci defa, “Annendir.” buyurur. Sahabi üçüncü defa, “Sonra kimdir?” diye sorunca Allah Resûlü yine, “Annendir.” buyurur. Annen ile hüsn-ü muaşerette bulunacak, bütün iyiliğini ona tevcih edeceksin. Allah Resûlü dördüncü defada “ebûke” (Babana karşı da yapacaksın aynı şeyi) buyurur.73Keza diğer bir hadis-i şerifte Allah Resûlü şöyle buyurur:
Dipnotlar
- Buhârî, edeb 2; Müslim, birr 1.