İçeriğe geç

O’na hücum ettikleri zaman O’nunla aralarında, içi ateş dolu hendeklerin olduğunu müşahede ediyor ve geri çekiliyorlardı. Ona dokunamıyorlardı çünkü Allah, “Sen, bizim gözümüzün önündesin; öyleyse bizim kazamıza, bizim emrimize, bizim kararımıza rıza göster.” buyurmuştu.” Muhterem Müslümanlar!Madem rızıkla beraber hayattaki emniyetimizi, güvenimizi Allah garanti ediyor, madem kulları olarak O’na güvenme, O’na dayanma mecburiyetindeyiz, neden Allah’a itimat etmiyoruz? Neden Allah’a güvenmiyoruz? Hâlâ sebeplerin peşinde koşuyoruz. Allah’ın Resûlü daraldığı zaman, vücudu taşlanmış, mübarek ayaklarından kanlar akar bir vaziyette Taif’ten dönerken bir ağacın altında oturmuş, Allah’a ellerini açıp şöyle yalvarmıştı: “Ya Rabbi kavmimi helak etme, onlar içinden Seni anacak biri çıkabilir. Ya Rabbi, beni himaye et, beni kime bırakıyorsun. Ya Rabbi, yanlarına vardığım zaman yüzlerini ekşitip bana bakmayanlara mı? Başıma bela kesilecek kimselere mi? İşlerimi Sana havale ediyorum. Onlar mı benim başımda bulunsunlar! Hayır, bu böyle olmaz, Sen buna rıza göstermezsin, beni himaye et yâ Rabbi, beni başkalarına havale etme…”Cenab-ı Hak Celle ve Âlâ Hazretleri, Hazreti Muhammed’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayatı boyunca bütün tehlikelere karşı, O’nu çepeçevre saran bütün felaketlere karşı himaye etti, korudu. O, çektiği ızdırapta, meşakkat ve çilede ümmetine güzel bir numune oldu. Evet, bu yol uzaktır, menzili çoktur, geçidi yoktur, derin sular var. Uçurumlar aşılacak, felaketlere maruz kalınacak… Yeri gelecek; yumruklar inecek ağızlara, sopalar vurulacak sırtlara, hakaretler yağdırılacak yüzlere… Bakmayacaklar; dövecekler, sövecekler, her şeyi yapacaklar. Hazreti Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem), Allah için olduktan sonra her

289